Kira uyuşmazlığında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023'ten bu yana kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B). Aynı zorunluluk paylı taşınmazlarda ortaklığın giderilmesini ve Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıkları da kapsar; komşu hakkı uyuşmazlıkları da bu listededir.

Arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m.18/A). Tek istisna, İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyedir. Kira borcunun ödenmemesine ya da yazılı tahliye taahhüdüne dayanan bu takiplerde arabuluculuk şartı aranmaz.

Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılır. Başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İlk toplantıya geçerli mazereti olmadan katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.

Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmazla ilgili anlaşmalarda bu şerh, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden alınır (m.18/B-3).

Ev sahibi kirayı ne kadar artırabilir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen dönemdeki artış, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez (TBK m.344/1). Sözleşmeye daha yüksek bir oran yazılmışsa sınırı aşan kısım geçersizdir. Sözleşmede artış hükmü yoksa hâkim, aynı sınırı aşmadan kiralananın durumuna bakarak hakkaniyete göre karar verir.

Konut kiralarındaki yüzde 25 sınırı geçici bir düzenlemeydi. TBK geçici madde 1 ve 2 ile getirilen bu sınır, 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2024 (dahil) arasında yenilenen kira dönemlerine uygulandı. Bu tarihten sonra yenilenen dönemlerde yeniden TÜFE ortalaması uygulanır.

Kiracısı tacir ya da tüzel kişi olan işyeri kiralarında bu kuralların uygulanmasını sekiz yıl erteleyen geçiş hükmü 1 Temmuz 2020'de sona erdi (6217 sayılı Kanun geçici m.2). Kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa beş yıl geçmedikçe bedel değiştirilemez; aşırı ifa güçlüğü hâli saklıdır (TBK m.344/4).

Ev sahibinin isteyebileceği güvence (depozito) üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m.342). Para olarak verilen güvence, ev sahibinin onayı olmadan çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır.

Kira tespit davası ne zaman açılır?

Kira tespit davası her zaman açılabilir; asıl soru, mahkemenin belirleyeceği bedelin hangi dönemden itibaren geçerli olacağıdır (TBK m.345). Dava yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce açılırsa belirlenen bedel o yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar. Ev sahibi bu otuz günlük süre içinde artış isteğini kiracıya yazılı olarak bildirmişse, yeni dönemin sonuna kadar açtığı dava da aynı sonucu doğurur.

Sözleşmede yeni dönemde kira bedelinin artırılacağına dair bir hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de o dönemin başından itibaren geçerli olur (m.345/2). Dava öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur.

Beş yıl kuralı: Beş yıldan uzun süreli ya da beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve sonraki her beş yılın sonunda hâkim emsal kira bedellerini de göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bedeli belirler; TÜFE ortalaması ile kiralananın durumu da bu hesaba girer (TBK m.344/3). Bu fıkra, ilk fıkralardaki "TÜFE oranını geçmemek" kaydını içermez. Beş yıl dolmadan açılan davada ise hâkim TÜFE sınırıyla bağlıdır.

Konya'da sözleşme süresini doldurmuş, kirası piyasanın çok altında kalan bir dairenin sahibi için ilk iş, kira ilişkisinin başlangıç tarihinden beş yılın dolup dolmadığını dönem dönem saymaktır. Emsal kira bedelleri yargılamada keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Ev sahibi kiracıyı hangi sebeplerle çıkarabilir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında ev sahibi, kanunda sayılan tahliye sebeplerinden birine dayanmak zorundadır. Sözleşme süresinin bitmesi tek başına yetmez: kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır (TBK m.347). Fesih bildirimleri yazılı yapılmadıkça geçersizdir (m.348).

İhtiyaç sebebiyle tahliye (TBK m.350/1)

Ev sahibi kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut veya işyeri olarak kullanmak zorundaysa tahliye davası açabilir. Belirli süreli sözleşmede dava, sürenin bitiminden başlayarak bir ay içinde açılır. Ev sahibi bu süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı uzar (m.353).

İhtiyaç gerekçesiyle boşaltılan taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışında birine kiralanamaz. Bu yasağa uymayan ev sahibi, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder (m.355).

Yeni malikin ihtiyacı (TBK m.351)

Kiralananı sonradan satın alan kişi, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirirse altı ay sonra açacağı davayla sözleşmeyi sona erdirebilir. Yeni malik dilerse bu hakkı, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla da kullanır.

Yeniden inşa ve esaslı onarım (TBK m.350/2)

Taşınmaz yeniden inşa edilecekse ya da imar amacıyla yapılacak esaslı onarım sırasında kullanılması imkânsızsa ev sahibi aynı bir aylık süre içinde dava açabilir. Bu sebeple boşaltılan taşınmaz eski hâliyle üç yıl başkasına kiralanamaz. Yenilenen taşınmazı yeni koşullarla kiralamada eski kiracının öncelik hakkı vardır ve bu hak, ev sahibinin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılır (m.355).

Tahliye taahhüdü (TBK m.352/1)

Kiracı, kiralanan kendisine teslim edildikten sonra belli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlenmiş ve boşaltmamışsa ev sahibi o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir ya da dava açabilir. Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması kanunun açık şartıdır. Dava yoluna gidilecekse önce arabulucuya başvurulur.

İki haklı ihtar (TBK m.352/2)

Bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde kiracı, bir kira yılı içinde kirayı ödemediği için iki kez yazılı haklı ihtara sebep olmuşsa ev sahibi, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. Bir yıldan kısa sözleşmelerde iki ihtarın kira süresi içinde yapılmış olması gerekir.

Kiracının aynı ilçede konutu varsa (TBK m.352/3)

Kiracının ya da birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve ev sahibi bunu sözleşme kurulurken bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. Örneğin Meram'daki bir dairede kiracı olan kişinin Meram belediye sınırları içinde oturmaya elverişli kendi konutu bulunması bu kapsama girer.

On yıllık uzama süresi (TBK m.347)

Belirli süreli sözleşmede sözleşme süresinden sonra gelen on yıllık uzama süresi dolduğunda ev sahibi, sebep göstermeden sözleşmeyi sona erdirebilir. Bunun için sona erdirmek istediği uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirim yapar. Belirsiz süreli sözleşmelerde ev sahibi bu hakkı, kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle kullanır.

1 Kasım 2015'te başlayan bir yıllık konut sözleşmesini düşünelim. Sözleşme süresi 1 Kasım 2016'da biter, on yıllık uzama süresi 1 Kasım 2026'da dolar; ev sahibi sözleşmeyi 1 Kasım 2027'de sona erdirmek istiyorsa yazılı bildirimi bu tarihten en az üç ay önce kiracıya ulaştırır. Kiracı yine çıkmazsa arabuluculuğun ardından sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılır.

Kiracı kirayı ödemezse nasıl tahliye edilir?

Kirası ödenmeyen ev sahibi için iki yol vardır: yazılı süre verip sözleşmeyi feshetmek ve dava açmak ya da icra dairesinden tahliye talepli takip başlatmak. TBK m.315'e göre ev sahibi kiracıya yazılı bir süre verir ve bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Bu süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar.

İcra yolunda ödeme emri, kiracıya kanuni süre içinde ödeme yapmazsa icra mahkemesinden tahliyesinin isteneceğini bildirir (İİK m.269). Kiracı yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz etmez ve ihtar süresi içinde de ödemezse, ev sahibinin ihtar süresinin bitiminden itibaren altı ay içinde yapacağı talep üzerine icra mahkemesi tahliyeye karar verir (İİK m.269/a).

Kiracı itiraz ederse ev sahibi icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi ister. İcra mahkemesinin tahliye kararının yerine getirilmesi için kesinleşmesi beklenmez; ancak kararın kiracıya tefhimi ya da tebliğinden itibaren on gün geçmesi gerekir (İİK m.269/c). Ödenmeyen kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147); takip ve haciz aşamaları için icra ve iflas hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Kira ve tahliye davalarına Konya'da hangi mahkeme bakar?

Kira ilişkisinden doğan bütün davalara, kira alacağı davaları dahil, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m.4/1-a). Konya'da bu davalar Karatay'daki Konya Adliyesinde (Adalet Sarayı) bulunan sulh hukuk mahkemelerinde görülür. İlamsız tahliye takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye talepleri ise aynı adliyedeki Konya icra mahkemelerinin önüne gelir.

Sulh hukuk mahkemesi davaları basit yargılama usulüyle yürütür (HMK m.316). İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi Konya Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerinde yapılır.

Tapu iptali ve tescil davası hangi durumlarda açılır?

Tapudaki kayıt geçersiz bir hukuki işleme ya da hiçbir hukuki sebebe dayanmıyorsa yolsuz tescil vardır ve hakkı zedelenen kişi tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m.1024, m.1025). Sahte vekâletnameyle yapılan satışlar, ehliyetsizlik iddiası, muvazaalı (danışıklı) işlemler ve mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak için yaptığı görünüşte satışlar bu davanın sık görülen sebepleridir. Son durum uygulamada muris muvazaası olarak bilinir ve Yargıtay'ın 1 Nisan 1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilir; mirasla ilgili yönleri miras hukuku sayfasında ayrıca yer alıyor.

Tapu kütüğüne iyiniyetle dayanarak mülkiyet ya da başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023). Bu yüzden taşınmaz yeniden el değiştirmeden önce ihtiyati tedbir kararı alınıp tapuya şerh verdirilmesi (TMK m.1010) davanın sonucunu doğrudan etkiler. Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet de sorumludur ve bu davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür (TMK m.1007).

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Konya'daki bir taşınmaz için dava, davalı başka şehirde otursa bile Konya'da açılır ve görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Konya merkezde taşınmaz kayıtları ilçe tapu müdürlüklerinde tutulur; örneğin Selçuklu'daki bir dairenin kaydı Selçuklu Tapu Müdürlüğündedir.

Ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davası ne zaman açılır?

Taşınmazınızı izniniz olmadan kullanan biri varsa iki talep birlikte gündeme gelir: kullanımı durdurmak için el atmanın önlenmesi ve geçmiş kullanım için ecrimisil (haksız işgal tazminatı). Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir (TMK m.683).

İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi haksız alıkoyması yüzünden hak sahibine verdiği zararları ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri tazmin etmek zorundadır (TMK m.995). Ecrimisilin dayanağı bu hükümdür. Yargıtay ecrimisili haksız işgal tazminatı olarak niteler ve tutarını taşınmazın emsal kira geliri üzerinden belirler.

Mülkiyete dayanan el atmanın önlenmesi davasına asliye hukuk mahkemesi bakar. Yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ise sulh hukuk mahkemesinin görevindedir (HMK m.4/1-c).

Paylı bir taşınmazda ortaklık nasıl giderilir?

Paylı taşınmaz, paydaşlar anlaşırsa aynen bölünerek ya da satılıp bedeli bölüşülerek, anlaşamazlarsa sulh hukuk mahkemesinde açılan ortaklığın giderilmesi davasıyla paylaşılır (TMK m.699, HMK m.4/1-b). Hukuki bir işlemden ya da malın sürekli bir amaca özgülenmesinden doğan bir engel yoksa her paydaş paylaşmayı isteyebilir (TMK m.698). 1 Eylül 2023'ten bu yana dava öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur (6325 m.18/B-1-b).

Hâkim önce malın aynen bölünmesini değerlendirir; bölünen parçaların değerleri denk değilse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme yapılır. Bölme durum ve koşullara uygun değilse, özellikle taşınmaz önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir. Satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m.699).

Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıl süreyle sınırlandırılabilir ve uygun olmayan zamanda paylaşma istenemez (TMK m.698). Mirasçılar arasındaki paylaşma sorunları için miras hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Önalım (şufa) hakkı ne kadar sürede kullanılır?

Önalım hakkı, satışın hak sahibine noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl geçince düşer (TMK m.733). Bu hak, paylı mülkiyette bir paydaş taşınmazdaki payını üçüncü kişiye sattığında diğer paydaşlara tanınır (TMK m.732). Bir yıllık üst sınır, 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla iki yıldan indirildi; bu tarihten önce yapılmış satışlarda eski iki yıllık süre uygulanmaya devam eder (TMK geçici m.1).

Önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. 7571 sayılı Kanunla bedel kuralı da değişti: hâkim dava konusu payın rayiç bedelini gecikmeksizin belirler, davacı da bu bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini hâkimin verdiği kesin süre içinde nakden yatırır (TMK m.734). Bedel süresinde yatırılmazsa pay davacı adına tescil edilemez; bu bedel kuralı değişiklikten önce açılmış davalara da uygulanır.

Cebri artırmayla yapılan satışlarda ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Önalım hakkından genel olarak feragat resmî şekilde yapılır ve tapu kütüğüne şerh verilir; belirli bir satışta haktan vazgeçmek için yazılı şekil yeterlidir (TMK m.733).

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde hangi uyuşmazlıklar çıkar?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde en sık uyuşmazlıklar yüklenicinin gecikmesi ile eksik ya da ayıplı iştir; sözleşmenin şekli de ayrı bir tartışma konusudur. Bu sözleşmede arsa sahibi yükleniciye arsa payı devretmeyi, yüklenici de bağımsız bölümleri inşa etmeyi üstlenir.

Sözleşme taşınmaz devrini amaçladığı için resmî şekle bağlıdır (TMK m.706, TBK m.237) ve uygulamada noterde düzenleme şeklinde yapılır. Sözleşmeden doğan haklar tapu kütüğüne şerh verilebilir; şerh verilen hak, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir (TMK m.1009).

Gecikmede kural şudur: yüklenici işe zamanında başlamazsa ya da işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılacak ölçüde geciktirirse, arsa sahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir (TBK m.473).

Eksik ya da ayıplı işte arsa sahibi ayıbı uygun süre içinde yükleniciye bildirir ve ayıbın ağırlığına göre sözleşmeden dönmeyi seçebilir. Eseri alıkoyarsa bedelin ayıp oranında azaltılmasını ya da masrafı yükleniciye ait olmak üzere onarımı ister (TBK m.474, m.475). Eser arsa sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmışsa ve sökülmesi aşırı zarar doğuracaksa sözleşmeden dönme hakkı kullanılamaz.

Aidat ödemeyen kat maliki için ne yapılır?

Gider ve avans payını ödemeyen kat maliki hakkında yönetici ya da diğer kat maliklerinden biri dava açabilir veya icra takibi yapabilir; geciken her gün için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı işler (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.20). Aksi kararlaştırılmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri eşit olarak paylaşılır. Sigorta primleri ve ortak yerlerin bakım onarımı gibi diğer giderlere ise her kat maliki arsa payı oranında katılır.

Borç bu yollarla alınamazsa, mahkemece tespit edilen borç tutarı için borçlu kat malikinin bağımsız bölümü üzerine diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek tescil edilir (634 m.22). Bu alacaklar önceliklidir.

Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurulur (634 m.33) ve dava öncesinde arabuluculuk zorunludur (6325 m.18/B-1-c). Kat malikleri kurulu kararına karşı iptal davası, toplantıda aykırı oy veren için karar tarihinden, toplantıya katılmayan için kararı öğrenmesinden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde açılır (634 m.33).

Dosya için hangi belgeler gerekir, hangi masraflar çıkar?

İlk görüşmeye şu belgelerle gelmek süreleri doğru hesaplamayı sağlar:

  • Kira sözleşmesi ve varsa tahliye taahhütnamesi
  • Kira ödemelerini gösteren banka dekontları
  • Noter ihtarnameleri ve tebliğ şerhleri
  • Tapu kaydı ve satışa ilişkin resmî senet
  • Kat karşılığı inşaatta noter sözleşmesi ve ruhsat belgeleri, kat mülkiyetinde yönetim planı ve kurul kararları

Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır; gider avansının yatırılmış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-g). Emsal kira ya da taşınmaz değeri tespit edilecek davalarda keşif ve bilirkişi giderleri eklenir.

Arabuluculukta taraflara ulaşılamazsa ya da iki saatten kısa görüşmede anlaşma çıkmazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Anlaşma sağlanırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır (6325 m.18/A-12, 13).

Elinizdeki sözleşme ve ihtarnamelerle birlikte 0531 368 32 12'yi arayabilir ya da aynı numaradan WhatsApp ile yazabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ev sahibi kiracıyı zorla çıkarabilir mi?

Kanun tahliye için dava ve icra yollarını düzenler; ev sahibine kendi eliyle çıkarma yetkisi vermez. Tahliye ilamı icra dairesine verildiğinde icra müdürü kiracıya yedi gün süre veren icra emri gönderir. Kiracı bu süre içinde boşaltmazsa tahliye icra dairesi eliyle zorla yerine getirilir (İİK m.26).

Kira arabuluculuğundan sonra dava açma süresi ne kadar?

6325 sayılı Kanun arabuluculuk sonrası için ayrı bir dava açma süresi öngörmez; tahliye davalarında Türk Borçlar Kanunu'ndaki bir aylık süreler geçerlidir. Arabuluculuk bürosuna başvurulan tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m.18/A-15). Bu yüzden arabuluculuk başvurusu, dava açma süresi dolmadan yapılmalıdır.

Aidat ödemeyen kiracının borcunu kim öder?

Borç kat malikinindir; bağımsız bölümden kira sözleşmesiyle sürekli yararlanan kiracı da kat malikiyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur (634 m.22). Kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarıyla sınırlıdır. Kiracının bu kapsamda ödediği tutar kira borcundan düşülür.

Ecrimisil davasında zamanaşımı ne kadar?

Yargıtay'ın 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre ecrimisil talepleri beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Zamanaşımını hâkim kendiliğinden dikkate almaz; davalının süresi içinde ileri sürmesi gerekir.

Tapu iptal ve tescil davası arabuluculuğa tabi mi?

Tapu iptali ve tescil davası, 6325 sayılı Kanun m.18/B'de sayılan zorunlu arabuluculuk uyuşmazlıkları arasında ayrıca yer almaz. Talep Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğuyorsa durum değişir. Örneğin arsa paylarının yeniden düzenlenmesi istendiğinde (634 m.3) dava öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur.